Bismillahirrahmanirrahim

Es-Selamu Aleyna ve Ala Ibadıllahis-Salihiıyn

Evrenin yaratıldığı günden bu yana yaratılmışların (melekler ve insanlık öncesi yaşayan insansı (yaptıklarından sorumlu) varlıklar dahil) uğraştığı bir ilim dalı vardır. Bu ilim, gizemlerin çözülmesi ve gizemli şeylerin yapılmasını sağlayan Havas İlmidir. Bu gizem çoğu zaman paranormal olayların çözülmesi ve paranormal hadiselerin oluşturulması temellidir.

Peki paranormal (normal ötesi) nedir? Ve neye denir?

Çok tanımı olmakla beraber paranormal, normal yollardan o zaman ve mekan diliminde bilinmesi ve yaşanması imkansız olanı bilmek ve yapmaktır. Bunların büyük bölümü zamanla normale dönüşebilen ve göreceli şeylerdir. Mesela bundan 150 yıl önce uzaya gitmek paranormal bir olayken artık normalleşmiştir. Yada telefonun icadından önce uzak mekanlardan anlık haber almak mümkün değilken şu anda normal bir olay halini almıştır.

Bazıları da paranormali “normal yollardan elde edilemeyen şeyler” olarak tanımlar. Buna cevap olarak şöyle diyebiliriz. İnsanın içini gösteren ve tüm iç organları bilmemize yarayan ultrason veya MR cihazı normal mi?

Bizim görüşümüz, paranormalin zamanla normale dönebileceği, bazıları için paranormal olanların başkaları için normal olabileceği, yada tam tersinin olabileceğidir. Ayrıca paranormallik bilimden uzak ve ayrı demek değil, bilimle içiçe olabilecek ancak henüz deneyimsellenmemiş şeylerdir.

Kuranı Kerimin ve onun en büyük ve aslında tek öğretmeni olan Hz. Muhammed’in öğrettiklerinden anlıyoruz ki, kıyamet yaklaştıkça paranormal olan bir çok şey normale dönecek ve bilim – din ikilisi tüm paranolmallikleri normalleştirecektir.

İşte tam da bunun için, tek din olan islamla bilim tarih boyunca hep tefrika edilmiş ve birbirine düşman gibi gösterilmiştir. Kim tarafından mı?
Süfli varlıklar ve Kabalist Yahudiler tarafından.

Asıl konumuza dönersek, bahsedeceğimiz Havas İlmi tarihte hiçbir zaman tam olarak ortaya çıkmamıştır. Ortaya çıkmaya başladığı, yada bilim – din ikilisi birleştiği zaman Müslümanlar Bağdat, Buhara, Endülüs gibi bir çok yerde ileri seviyede bilim, sanat, tıp vb çok büyük ilerlemeler sağlamış ama ömürleri uzun sürmemiştir.

Yada Ad, Semüd vb kavimlerde olduğu gibi bu ilerleme insanları asıl amaçlarından uzaklaştırıp maddileştirmiş, dini terk edip putlaşmaya ve putlaştırmaya başlamış ve İlahi ceza ile yok edilmişleridir.

Bu ikisini birleştirip en ileri seviyeye ulaşan sembol insan Süleyman (a.s) peygamber olmuştur. Rüzgara, hayvanlara cinlere hükmetmesinin salt harikuladelikler içeren birer mucize olarak görülmesi mümkün değildir. Bu konu ayrıca ele alınacaktır.

Bu ilmi en ileri seviyede kullanan diğer bir peygamber Musa a.s dır. Musa a.s bu ilmi ve ilmin sırlarını toplamış ve gizli sanduka hatta farklı sandukalar içine yerleştirip saklamıştır. Sonrasında bunun bir kısmı mı yoksa tamamı mı ele geçirilmiş bilinmez ama bu sandukalardan biri yada birkaçı, belki tamamı ele geçirilmiş ve Yahudiler bu ilmi en iyi kullanan kavim olmuştur.

Bundan sonraki süreçte, maalesef havas İlmine en iyi vakıf olanlar Kabalist Yahudiler olagelmiş ve olmaya da devam etmektedirler. İşte bu ilmin de esrarıyla bugün bir avuç Yahudi tüm dünya ya hükmetmektedir. Bu hükmün ellerinden gitmemesi için tarih boyunca her şeyi yapmışlar, ne zaman ki buna yaklaşılsa, bu sırlar ortaya çıkmaya başlasa hemen müdahele edip ilerleyen topluluk yada kişileri ortadan bir şekilde kaldırmışlardır.

Buna yukarda bazı örnekler vermiştik. Şahıs bazında en iyi örnek İmamı Gazali r.a dir. Bu büyük alim çok genç yaşta vefat etmiştir. Küçük yaşından itibaren türlü ilimlerle meşgul olmuş, 30 lu yaşların sonunda İlimlerdeki esrarı çözüp Havas İlmine vakıf olmuş ve çok kısa zamanda her alanda rüsuh sahibi, söz sahibi bir alim olmuştur. Gerek halk gerekse devlet nezdinde muteber bir alim haline gelmiş ve çok kısa zamanda büyük eserler ortaya koymuştur. Ancak ömrü kısa sürmüş ve genç yaşta (51-53) vefat etmiştir. Vefat sebebi hakkında çok görüş olmakla beraber bizce malum olduğu üzere Süfli varlıkların etkisiyle zayıf düşmüş ve onların da eliyle Şehit olmuştur.

Caferi Sadık, İbni arabi, Ak Şemsettin gibi alimler de sırra vakıf olmuşlar ve sırrı çevrelerine açıklamışlarıdır. Öyle ki bu ilimler sayesinde bu şahıslar ve bunlar gibi niceleri bir çok maddi ve manevi keşfe imza atmışlardır. Mikrobun bulunması, geleceğin sırlarının ifşası gibi bazı herkesçe malum olan şeyler hep bu ilimler sayesindedir.

Bu büyük alimlerin bıraktıkları eserler bir şekilde ya tamamen ortadan kaldırılmış, ya tahrif edilmiş yada onların adına yalan yanlış kitaplar yazdırılarak gerçek ilimle meşgul olunması engellenmiştir.

Kuranı Kerim nuru ve hakikatinin er yada geç bu esrarı ortaya çıkaracağını ve bunu engelleyemeyeceğini anlayan Süfliyat (ins ve cin şeytanları) taktik değiştirmişler ve yeni bir metoda başvurmuşlardır. Bunda da maalesef en çok cahil Tekke dervişlerini, yarım molla tekke şeyhlerini, para heveslisi cahilleri ve de güya Müslüman olmuş dönmeleri kullanmışlardır.

Bu taktik Havas İlmini cincilik ve üfürükçülük girdabına sokmaları, havas ilminden bir katre bile olmayan bu işe de dua adı altında birçok efsun, büyü, sihir, tılsım gibi gayrı islami formülleri sokmak şeklindedir. Günümüzde elimizde olan sözde Havas Kitaplarına birazcık baktığınız zaman bunu aşikare görmek mümkündür.

Bundan sonraki süreçte sadece süfliyatla değil, elindeki üç kağıdını kaybeden sözde hoca, medyum, cinciler vs ile de mücadele etmemiz gerekeceğini tahmin ediyorum. Ancak Niyetimiz halis olduğu için Neticenin selamet olacağına inancımız tam Elhamdülillah. Gayre bizden, destek sizden Tevfik (başarı) ALLAH’tan olacak İnşallah.

Burada bazı hususları dikkatinize arz ediyorum.

1- Elbette yapacağımız bütün çalışmayı burada yayınlamayacağız. Sadece Havas İlmi meraklılarına, yada bu yolla derdine derman, hastalıklarına şifa arayanlara yol gösterecek ve rehber olacak kadar kısmını burada yayınlayacağız. Geri kalanı tek nüsha kitap halinde, bu işlerde samimiyet ve gayretle uzun yıllardır emek veren bir kardeşimize (Şimdilik ismi saklı) teslim edeceğiz. Sonrasında o uygun gördüğü kişilere yine birer nüsha olarak verecektir.

2- Sitemizde yayınlanacak olan bilgilerden yalnızca üye olanlar istifade edebilecek, yorum yapabilecektir. Üyelik ücretsizdir.

3- Sitemiz kesinlikle bir hocalık pazarlama sitesi değildir. Hiçbir üyemiz zahmet edip de yardım istemesin. Bu konuda zaman ve imkanımız yoktur. Yorumlar kanalıyla başka üyelere kendini pazarlamaya çalışan üyeler derhal engellenip silinecek ve banlanacaktır.

4- Tıp, alternatif tıp, astroloji, numeroloji, fizyonomi, bio enerji, tasavvuf ve klasik havas ilmi alanında bilgi ve tecrübesi olanlar sitemizde (ücretlerini alarak) makale yazabilirler. Ancak yazılacak makalelerin kopyala yapıştır, alıntı, çalıntı değil, özgün olma şartı vardır. Makale yayınlanmadan önce incelenecek ve uygun görülürse izin verilecektir.

5-     Sizlerden son ricamız, zaman zaman sitemizde ve sitemizi destekleyen sosyal ağlarda yayınlanacak olan reklamlara ilgi ve alaka göstermenizdir. Bu reklamlardan elde edeceğimiz küçük gelirlerle sitemizi daha iyi hale getirmeye, proteck ve ilerlemesini sağlamaya çalışacağız.

6-     Bir diğer ricamız da sitemizi sosyal ağlarınız ve kendi sitelerinizde link olarak verip yayılmasına katkı sağlamanızdır.

Share Button

Bismillahirrahmanirrahim” hakkında 10 yorum

  1. Ve aleyküm selam rahmetullahi berekatu hayırlı olur İnşAllah hizmetiniz rabbim hayrınıza mukabele eder…İnşAllah

  2. 25 senelik Ruh ve Madde Dergisi ile RM yayını temel kitaplarının okurlarından Lise Matematik Öğretmeni Emeklisi birisiyim.
    Yeni kurulan sitenizdeki havas ilmi alt başlıklarıyla ilgili inceleme ve araştırma yazılarınızı matematik ve fizik teoremlerini inceleme titizliği içinde dikkatlice okudum. Eksiklerimi tamamlayacak bir hayli kavramı edinme fırsatını bahşettiniz. Ruhsal Konularda altyapı bilgisi olan yakın çevremdeki arkadaşlarıma da takipçiniz olmalarını önerdim. Okurlarınıza.asli ve alet ilimlerin güzellik pınarlarından bir tadımlık içme fırsatını sunduğunuz için, size ve emeği geçen tüm ekip arkadaşlarınıza teşekkürlerimi gönderiyorum , iletiniz lütfen. Halef selef zincirini korumak özeni ile sürdürüldüğünü şimdiden gördüğüm, ibadet mertebesindeki ilmi gayretlerinizde, ” Allah yolunuzu ve bahtınızı açık etsin” dualarımızla selamlar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir