Havas İlmiyle Şifacılıkta Usüller

Havas ilmini kullanarak ifacılık yapmanın en önemli şartının branşlaşmak olduğunu bir önceki yazımızda detaylı olarak vurgulamıştık. Şimdi de diğer hususları arz etmek istiyorum.

Şifacılıkta bizim örnek almamız gereken ilim tıp, kişiler ise doktorlardır. Bir şifacı tıpkı bir doktor gibidir. Yani belli bir alanda uzmandır ve uzmanlık alanı dışına çıkmamalıdır. Ayrıca hastalara ilacı bizzat vermek yerine reçete yazmayı tercih etmelidir.

Metafizik veya parapsikolojik sıkıntıların temel sebebi bedensel, mental ve ruhsal enerji düşüklüğü yada dengesizliğidir. Metafizik dengesizliğin bir çok sebepleri vardır. Örneğin kişi kendine ve ibadetlerine çok dikkat ediyordur ama eşi yada çocukları aşırı negatif süfli baskı altında olabilir. Yada anne babadan kaynaklanan sıkıntılar yaşıyor olabilirler. Hatta arkadaş çevreinin durumu bile etkileyebilir. Evin konumu, komşular, aşırı yapılan ağır zikirler, ehliyetsiz bir tasavvuf şeyhine bağlı olmak, bazı sureleri sürekli ve çok okumak gibi daha bir çok sebep sıralayabiliriz.

Bazen de sebep beden ve ruh uyumsuzluğu, isminin enerjisinin ağır yada hafif gelmesi, aşırı nazara ve hasede uğraması, üveysi biriyle (karşısındakinin enerjisini kendine çeken) sürekli karşılaşması veya aynı ortamda bulunması gibi şeyler olabilir. Enerjinin çok yüksek olması da en az düşüklüğü kadar kişiye etki eder.

Çok sık duyduğumuz bir şey vardır. “Hocam ben namazımı kılıyorum, dualarımı okuyorum, hatta Kuranı Kerim okuyorum. Peki neden bende bu rahatsızlıklar yada musallatlar var?”. Bu sorunun cevabı yukardaki seçenekler arasında vardır. Ama özet cevap olarak “metafizik dengesizlik” diyebiliriz.

İşte şifacının görevi düşük olan enerjinin yükseltilmesi ve dengesiz olan enerjinin dengelenmesini sağlamaktır. Bunun için atılacak ilk adım hastaya uygun reçeteler hazırlayarak, görevler ve ödevler vererek kendi kendini iyi etmesini sağlamaktır. Yoksa hemen muskalar yamak ve okumalar yapmak değildir. Hastaların büyük çoğunluğu bu yöntemle iyileşir. Reçeteyi sadece dualar ve ibadetler olarak düşünmeyin. Gerekirse bitkisel ilaçlar, tıbbi yöntemler, vitaminlerle de takviye etmeniz gerekebilir ve bu konularda da bilgi sahibi olmalısınız.

Siz bir reçete hazırladınız ve hasta buna uymadıysa onunla boşa zaman kaybetmeyin. Ama uyguladı fakat netice alamadıysanız o zaman muska yazmak, rukye veya vird okumak gibi alternatifleri değerlendirebilirsiniz.

Peki hastanın nesi var? Enerji düşüklüğü yada dengesizliğine sebep olan sorun ne? Bunu nasıl anlayacağız?

Genel olarak adına bakım yapmak denen tahlil ve röntgenlerle elbette. Tıpkı bir doktor gibi öncelikle hastanın şikayetleri deaylı olarak dinlenir. Eksik kalan yerler ve muhtemel sebepler için sorular sorulur. Bundan çekinmeyin. Çünü hastalar sizden çoğunlukla kehanet ve falcılık beklerler. Siz bu değilsiniz ve olmamalısınız. Ancak hastayı ilk görüşte tanıyacak kadar da ilim ve feraset sahibi olmalısınız.

Şikayeti dinledikten sonra gerek duyulursa tahlilller başlar. Hastayı tahlil etmek için fizyonomi (ilmi kıyafet) ve isim analizi yapmayı bilmelisiniz. Fizynomide sadece kıyafet ilmi değil, tıbbi veya metafiziki rahatsızlıkların yüz ve vücuttaki göstergelerini de bilmek zorundasınız. Eğer tahliller yetmediyse o zaman ultrasona ihtiyaç var demektir. Bunu da astroloji, nümeroloji ve zaman ilmiyle yaparsınız. Astrolojide klasik burçlar kadar yıldız haritasını ve yükselenini de incelemelisiniz. Zaman ilmiyse doğduğu an, saat, şu andaki yaşı ve hatta size geliş gün ve saatiyle alakalıdır.

Son çare ise mr dır. Bunun için de metafizik varlıkların istihdamını bilmeniz lazım. Başta da dediğimiz gibi bunların hepsini bilemeyebilirsiniz. Bu da sizde bir eksiklik yada kusur değildir. Gayet doğal ve normaldir. Anormal olan ise sizin bu eksikliği kabul etmemenizdir. Nasıl ki doktorlar hastayı tahlil ve mr için başka kişi veya birimlere yönlendiriyorsa siz de bunu yapabilmelisiniz. Tabi bulabilirseniz. İşin maelsef bir de b boyutu var.

Gayemiz inşallah her konuda ayrı ayrı uzmanların yetişmesine katkı sağlamaktır. Destekleriniz için teşekkürler.

Share Button

Havas İlmiyle Şifacılıkta Usüller” hakkında 2 yorum

  1. Bu saydiklariniz bende var kuran okuyorum diye eşim kızım bana gıcık oluyorlar anlayamıyorum hadi kızım cahil edim namaz kılar kuran okunan gıcık oluyor birde sürekli baba düşman ca davranıyorlar sürekli sinirliler tahammulsuzler.

  2. Hocam güzel bilgiler vermişsiniz emeğinize sağlık. Bu alanda söylenecek çok şey var kuşkusuz. Yazdiklariniza kendi cihetimden katkıda bulunmak istiyorum. Ne yazık ki bu alanda ülkemizde çok fazla yetişmiş kimse yok. Çünkü yetişmek kolay değil. Genel olarak gördüğüm husus hasbel kader bir cin ya da cinlerle iletişim kurmuş kişiler onların ifadelerine ya da ilimlerine dayanarak bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Böle bir çok kişiyi yakinen tanıdım. Oysa ilim ve hikmet cinlerden öğrenilmez. Dahası dini konularda bile bu yaratıklardan fetva alır olmuşlar. Onlara sorsan cinlerin yalan söylediklerini kendilerinin de bu yalanla doğruyu ayırt edebildiklerini söylerler dahası başkalarını da beğenmezler. İstidlal ve ilim zeminine gelmezler her hükmü tevil etmeye kalkarlar. Oysa o sözler ve tevillerde kendilerine ait değildir farkına bile varmazlar. Örneğin bir tanesini bilirim cuma namazına gitmez buna da dini kılıf uydurur. Bir başkası iletişimde olduğu varlıkların ulvi olduğunu ve süflilerden işi olmadığını iddia eder. İtikadına bakarsan ehli sünnet ülemasına göre küfür ya da şirk olduğu konusunda icma olan bir çok sapık ve zındıkça fikirleri olduğunu görürsün. Hatta olaylar karşısında öyle tavırları olur ki en cahil mümin bile böyle bir olay karşısında zalim ya da kafirden yana böyle bir tavır takınmaz. Hulasa hepsinde gördüğüm hak ve batıl birbirine girmiş doğru ve yanlışı ayırt edecek mekanizmaları çökmüş. Görüp anladığım ve algıladığım bu iş ciddi düzeyde ilim ister. İlim olmazsa bilmediğini de bilemezsin. Gazali (rh.)’ nin dediği gibi cehalet eşeğinin sırtına binmiş şeytan olursun Allah muhafaza. Peki bu işin doğrusu ne olmalı? Her şeyden önce böyle bir ilim var mı? Varsa nedir? Tahsili için hangi şartlara haiz olunmalı? 1. Şart; şeriat ilimlerinde iyi düzeyde eğitim almış olmalı. Bilhassa ilmi tevhid, akaid usul ve fıkıh alanlarında yeterli olmalı evvela. Güzel bir ehli sünnet itikadına sahip olmalı salik. Arapça okumayı yani ibare okumayı türkçe okur gibi okuyup anlamayı demiyorum bile. Bu olmazsa olmaz şarttır. Türkçe kaynakları araştırın hiç birinde ilmi havvas ve hikmet ile alakalı ciddi bir şey yok. Şunun için şunu bunun için bunu yaptan başka bir şey yok. Herkes Şemsil Maarife sarılır. Bri defa Şemsil Maarifin basılmış olan arapçası yani şu anda internetten spariş edildiğinde sahip olacağınız şemsil maarifin arapçası bile hatalarla dolu. Bırakın türkçesini. Zaten orjinalini bulsanız bile içerisnde tasrif yani uygulama açık açık yazmaz. Bu alanda yazılmış tüm ciddi ve değerli kitabın hiç birinde her şey açık açık yazılmaz. Sadece değinilir ve rumuzlarla işaret edilir. Sır noktaları hep gizli kalır. Ortalığa saçılmaz.Arapçaları böyle iken türkçe çevirileri konuşmaya gerek yok.2. Şart; 1. şarttaki ilimleri üst düzeyde tahsil ettikten sonra, İlmi hikmet, ilahiyat, İlmi Tabiat, İlmi huruf vel aded gibi diğer ilimleri doğru kaynaktan okuyup tefekkür edecek akla ve muhakeme yeteneğine sahip olmalı. 3. Şart; Takva olmalı. Ancak takva sadece bu ilmi tahsil etmek için gaye edinilmiş ise sorun büyük. Düşeceği yine izmihlal çukuru. Ezcümle ben dilimin döndüğü kadar özetlemeye çalıştım inş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir